← Tüm rehber yazıları
ipuçları

Bir Dil Okulu Seçerken Sadece Fiyat ve Ders Saatine Bakmayın

Çocuğunuz için İngilizce kursu seçerken fiyat ve ders saatinin ötesinde nelere bakmalısınız? Sınıf yapısından gerçek İngilizce kullanımına, gelişim takibinden öğrenci uyumuna kadar 5 temel kriter.

Bir Dil Okulu Seçerken Sadece Fiyat ve Ders Saatine Bakmayın

EWU DİL | EBEVEYN REHBERİ

Bir Dil Okulu Seçerken Sadece Fiyat

ve Ders Saatine Bakmayın

Çocuğunuz açısından şu 5 noktayı birlikte değerlendirin

Çocuğu için İngilizce eğitimi arayan ailelerin ilk baktığı konular genellikle birbirine benzer:

ücret ne kadar, haftada kaç saat ders var, hangi günler eğitim veriliyor, kurum eve ne

kadar uzak?

Bunların hepsi gerçek ve önemli kriterlerdir. Bir eğitim programının aile bütçesine ve

günlük yaşam düzenine uyması gerekir. Ancak yalnızca bu başlıklara bakarak karar

vermek, çocuğun yaşayacağı eğitim deneyiminin en önemli parçalarını gözden kaçırabilir.

Çünkü çocuk dil eğitiminde aynı ders süresi aynı eğitim anlamına gelmez.

İki farklı kurum haftada ikişer saat ders verebilir. İkisinde de kitap kullanılabilir. İkisinin

fiyatı birbirine yakın olabilir. Fakat birinde öğrenci ders boyunca çoğunlukla öğretmeni

dinlerken, diğerinde İngilizceyi aktif olarak kullanıyor olabilir.

Bir kurumda çocuk kalabalık bir sınıfta birkaç kez söz alırken, başka bir kurumda

öğretmen onun dil gelişimini, çekingenliğini, yaptığı hataları ve ihtiyaçlarını yakından

takip edebilir.

“Çocuğum bu eğitim sürecinde gerçekten ne yaşayacak?”

1. Çocuğunuz Derste Gerçekten Ne Kadar Aktif?

Dil öğrenmek yalnızca bilgi edinmek değildir. Bir çocuk yüzlerce İngilizce kelime

tanıyabilir veya kitaptaki alıştırmaları doğru yapabilir; buna rağmen gerçek bir durumda

İngilizce kullanması gerektiğinde konuşmakta zorlanabilir.

Bunun temel nedenlerinden biri, dili öğrenirken yeterince aktif üretim fırsatı bulamamış

olmasıdır.

Çocukların yalnızca dinlemesi, kelime ezberlemesi, boşluk doldurması ve öğretmeni takip

etmesi yeterli değildir. Aynı zamanda soru sormalı, cevap vermeli, seçim yapmalı, fikrini

söylemeli, arkadaşına bir şey anlatmalı ve öğrendiği yapıları farklı bağlamlarda tekrar

kullanmalıdır.

Bu nedenle yalnızca “Dersler kaç dakika?” diye sormayın. Ders sırasında öğrencilerin ne

kadar konuştuğunu, öğretmenin çocuklara ne kadar alan açtığını ve öğrencilerin kendi

cümlelerini kurup kurmadığını da değerlendirin.

60 dakikalık bir dersin büyük bölümünde öğretmen konuşuyor ve çocuk yalnızca birkaç

soruya cevap veriyorsa, kağıt üzerinde 60 dakika İngilizce dersi vardır; fakat öğrencinin

gerçek dil kullanım süresi çok daha düşüktür.

2. Sınıf Mevcudu Çocuğunuzun Gerçekten

Görülmesine İzin Veriyor mu?

“Sınıflarınız kaç kişilik?” velilerin en sık sorduğu sorulardan biridir. Bu sorunun arkasındaki

asıl kaygı şudur: Öğretmen benim çocuğumla gerçekten ilgilenebilecek mi?

Aynı yaştaki iki çocuk bile İngilizce konusunda tamamen farklı olabilir. Biri kelime bilgisi

güçlü olduğu halde konuşmaya çekinebilir; diğeri rahat konuşabilir fakat temel yapıları

yanlış kullanabilir.

Bu farklılıkları fark edebilmek için öğretmenin öğrenciyi gerçekten gözlemleyebilmesi

gerekir. Kalabalık sınıflarda bunun yapılması doğal olarak zorlaşabilir.

Ancak küçük sınıf tek başına iyi eğitim garantisi değildir. Altı kişilik bir sınıfta çocuk yine

pasif kalabilir. Bu nedenle rakamdan sonra “Öğretmen her öğrencinin gelişimini nasıl

takip ediyor?” sorusunu da sorun.

İyi bir sınıf yapısının amacı yalnızca az öğrenci değildir. Amaç, her öğrencinin eğitim

sürecinde görünür olmasıdır.

3. Program Haftalık Ana Dersten mi İbaret?

Birçok veli kursları karşılaştırırken “Haftada kaç saat?” diye sorar. Bu anlaşılır bir

karşılaştırmadır, ancak tek başına eksiktir.

Çocuk dil öğrenirken yalnızca haftalık ana ders sırasında İngilizceyle temas ederse,

öğrendiği bilgilerin aktif kullanıma dönüşmesi daha zor olabilir. Dil gelişiminde temas

sıklığı önemlidir.

Bu temasın tamamının formal ders olması gerekmez. Çocuk İngilizceyi konuşma

atölyesinde, oyun sırasında, dijital bir etkinlikte, kısa bir tekrar çalışmasında veya proje

sırasında tekrar kullanabilir.

Bu nedenle programı değerlendirirken “Ana dersin dışında çocuğum İngilizceyle nasıl

karşılaşacak?” sorusunu sorun.

Etkinlik sayısının fazla olması da tek başına yeterli değildir. Bir oyun, sanat çalışması veya

başka bir etkinlik yapılıyorsa bunun dil hedefi olmalıdır. Etkinlik amaç değil, dil kullanımını

sağlayan araçtır.

4. Çocuğunuzun Gelişimini Nasıl Göreceksiniz?

Bir çocuk aylarca dil kursuna devam ettiğinde velinin doğal sorusu şudur: Gerçekten

ilerliyor mu?

Bunun cevabı yalnızca “Kitabın yarısına geldik.” olmamalıdır. Kitap ilerlemesi ile dil

gelişimi aynı şey değildir.

Veli zaman içinde çocuğunun neleri daha rahat yaptığını, nerelerde desteğe ihtiyaç

duyduğunu, konuşmaya katılımının artıp artmadığını, İngilizce yönergeleri daha rahat

takip edip etmediğini ve bir sonraki öğrenme hedefinin ne olduğunu anlayabilmelidir.

LMS, dijital takip sistemleri veya öğrenci raporları bu görünürlüğü kolaylaştırabilir. Ancak

sistemin varlığı tek başına yeterli değildir. Asıl soru, sistemin veliye çocuk hakkında

anlamlı bilgi verip vermediğidir.

İyi gelişim takibi veri + öğretmen gözlemi + öğrenci performansı birlikte değerlendirilerek

yapılır.

5. Çocuğunuz Gerçekten Bu Eğitim Ortamına Uygun mu?

Bir kurumun iyi olması, her çocuk için otomatik olarak doğru kurum olduğu anlamına

gelmez. Çocukların karakterleri, öğrenme hızları, önceki İngilizce deneyimleri, konuşma

cesaretleri ve motivasyonları birbirinden farklıdır.

Bu nedenle yalnızca yaşa göre öğrenci grubu belirlemek yeterli olmayabilir. Kayıt

öncesinde öğrenciyi gerçek bir öğrenme ortamında görmek çok daha fazla bilgi sağlar.

Öğretmen öğrencinin İngilizceyi ne kadar anladığını, yönergelere nasıl tepki verdiğini,

konuşmaya ne kadar istekli olduğunu, hata yapmaktan çekinip çekinmediğini ve grupla

iletişimini gözlemleyebilir.

Aynı zamanda öğrenci de kurumu deneyimler. Değerlendirme yalnızca kurumun çocuğu

değerlendirmesi değildir; çocuk da öğretmeni ve ortamı değerlendirir.

Bu nedenle tanışma dersi yalnızca ücretsiz bir deneme olarak değil, çocuk ile eğitim

ortamının birbirine uygun olup olmadığını görme fırsatı olarak düşünülmelidir.

Peki Fiyat Hiç mi Önemli Değil?

Elbette önemli. Ailelerin bütçeleri vardır ve eğitim harcamaları ciddi kararlardır. Ancak

fiyatı tek başına değerlendirmek yanıltıcı olabilir.

Daha düşük fiyatlı bir program daha kalabalık sınıf, daha az bireysel takip veya yalnızca

ana ders sunabilir. Daha yüksek fiyatlı bir programın da otomatik olarak kaliteli olduğu

söylenemez.

Bu nedenle doğru soru “En ucuz hangisi?” veya “En pahalı hangisi?” değil; “Ödediğim

ücret karşılığında çocuğum hangi eğitim deneyimini alıyor?” olmalıdır.

Ücretin kapsamını açıkça sorun: ana dersler, materyaller, ek çalışmalar, speaking

etkinlikleri, dijital sistem, ölçme-değerlendirme, etkinlikler, telafi politikası ve yıllık toplam

eğitim süresi.

Ders Saati de Tek Başına Yeterli Bir Ölçü Değildir

“Haftada 2 saat mi, 4 saat mi?” İlk bakışta 4 saat her zaman daha iyi görünebilir. Ancak

eğitimde süre ile kalite arasında birebir ilişki yoktur.

4 saat pasif ders ile 2 saat yüksek öğrenci katılımlı ders + düzenli speaking + dijital tekrar

aynı ürün değildir.

Dolayısıyla programları karşılaştırırken yalnızca saat toplamına değil, o saatlerin nasıl

kullanıldığına bakmak gerekir.

Dil Okuluna Görüşmeye Gittiğinizde Neleri Gözlemleyebilirsiniz?

Bazı şeyleri sormadan da fark edebilirsiniz. Kuruma girdiğinizde çocukların dersten nasıl

çıktığını, öğretmenin öğrencileri tanıyıp tanımadığını, öğrencilerin sınıfta aktif olup

olmadığını ve İngilizcenin gerçekten kullanılıp kullanılmadığını gözlemleyin.

Velilerin çocuklarının gelişimi hakkında nasıl bilgi aldığını da sorun. Bunlar bazen

broşürlerde yazan bilgilerden daha fazla şey anlatır.

Bir Kuruma Sorabileceğiniz 10 Sağlıklı Soru

1. Sınıflarda maksimum kaç öğrenci bulunuyor?

2. Derslerin ne kadarı İngilizce yürütülüyor?

3. Çocuklar ders sırasında ne kadar aktif konuşuyor?

4. Hangi müfredat ve materyaller kullanılıyor?

5. Ana ders dışında speaking veya uygulama fırsatları var mı?

6. Öğrencinin gelişimi nasıl takip ediliyor?

7. Veli bu gelişimi nasıl görebiliyor?

8. Öğrenci grupları nasıl belirleniyor?

9. Kayıt öncesinde öğrenciyi gözlemliyor musunuz?

10. Yıllık ücretin içine tam olarak neler dahil?

Amaç her soruya belirli bir “doğru cevap” aramak değildir. Amaç kurumun neden öyle

çalıştığını açıklayabilmesi ve verdiği cevapların uygulamada gerçekten karşılığının

bulunmasıdır.

“Çocuğum Seviyor” da Önemli Bir Eğitim

Göstergesidir

Çocuk eğitiminde akademik kalite ile öğrencinin dersten keyif alması birbirine karşıt

şeyler değildir.

Çocuğun derse isteyerek gelmesi, öğretmeniyle güven ilişkisi kurması, hata yapmaktan

korkmaması ve sınıfta rahat hissetmesi öğrenme sürecinin önemli parçalarıdır.

Ancak yalnızca eğlenmek eğitim değildir. İdeal olan, çocuğun keyif aldığı ortamda gerçek

öğrenmenin gerçekleşmesidir.

Bu nedenle yalnızca “Çocuğum eğleniyor mu?” değil, “Eğlenirken ne öğreniyor ve ne

kullanıyor?” sorusunu da sorun.

Sonuç: İyi Dil Okulu Tek Bir Özellikle Anlaşılmaz

Bir dil okulunun kalitesini yalnızca fiyatla, ders saatiyle, kullanılan kitapla, sınıf

mevcuduyla veya öğretmenin diplomasıyla ölçmek mümkün değildir. Bunların tamamı

değerlidir; ancak birlikte anlam kazanırlar.

Çocuğunuz için karar verirken özellikle şu beş noktayı birlikte değerlendirin: dersteki

gerçek öğrenci katılımı, öğretmenin çocuğu takip edebileceği sınıf yapısı, İngilizcenin ana

dersin dışına taşması, gelişimin görünür biçimde takip edilmesi ve çocuğun eğitim

ortamıyla gerçek uyumu.

Çünkü nihayetinde satın aldığınız şey yalnızca “haftada iki saat İngilizce” değildir.

Çocuğunuzun İngilizceyle kuracağı ilişkiyi, konuşma cesaretini, öğrenme alışkanlığını ve

uzun vadeli deneyimini de seçiyorsunuz.

EWU Dil’de Biz Nasıl Yaklaşıyoruz?

EWU Dil’de programımızı yalnızca ana ders saatleri üzerinden kurgulamıyoruz.

Öğrencilerimizi kayıt öncesinde tanışma dersinde görmeyi; İngilizceyle ilişkilerini,

katılımlarını ve grup uyumlarını gözlemlemeyi önemsiyoruz.

Programlarımızda maksimum 8 kişilik sınıflar, Cambridge English müfredatı, İngilizce

kullanımını merkeze alan dersler, Speaking Atölyeleri, etkinliklerle desteklenen dil

kullanımı, dijital öğrenme ve LMS desteği ile öğrenci gelişiminin takibi aynı öğrenme

sisteminin parçalarıdır.

Amacımız yalnızca çocuğun bir İngilizce kursuna devam etmesi değil; İngilizceyi giderek

daha fazla anlaması, kullanması ve günlük hayatının doğal bir parçası haline getirebilmesi

için doğru ortamı oluşturmaktır.

Bir kurumu yalnızca fiyatını sorarak değerlendirmeyin. Sorun. Gözlemleyin. Çocuğunuzu

sürecin içine dahil edin. Öğretmenin onu gerçekten görüp görmediğine bakın. Mümkünse

karar vermeden önce çocuğun eğitim ortamını deneyimlemesini sağlayın.

Çünkü doğru dil eğitimi, program kağıdında değil; çocuğun yaşadığı deneyimde anlaşılır.

EWU Dil — Bir ders değil, deneyim.

WhatsApp Tanışma Dersi