← Tüm rehber yazıları
genel

Veliler Neden English with Uğur’u Tercih Ediyor?

Bolu’da çocuklar için İngilizce kursu arıyorsanız English with Uğur eğitim sistemini keşfedin. 8 kişilik sınıflar, konuşma atölyeleri, LMS desteği ve seviye odaklı eğitim.

Veliler Neden English with Uğur’u Tercih Ediyor?

Veliler Neden English with Uğur’u Tercih Ediyor?

Çocuğunuz için bir İngilizce kursu araştırmaya başladığınızda karşınıza çok sayıda seçenek çıkabilir. Haftada kaç saat ders yapıldığı, hangi kitapların kullanıldığı, sınıfların kaç kişilik olduğu, öğretmenin deneyimi ve program ücretleri ilk bakılan konular arasında yer alır.

Ancak çocuklarda İngilizce öğrenme sürecinin başarısını yalnızca haftalık ders saati belirlemez.

Bir çocuk İngilizceyi gerçekten kullanabilmek için dili düzenli olarak duymalı, konuşmaya çalışmalı, hata yapabilmeli, öğrendiği kelime ve yapıları farklı durumlarda tekrar kullanabilmeli ve en önemlisi İngilizceyle olumlu bir ilişki kurabilmelidir.

English with Uğur’da eğitim sistemimizi tam olarak bu anlayış üzerine kuruyoruz.

Bolu’da çocuklar için İngilizce eğitimi verirken amacımız öğrencileri yalnızca haftada bir kez sınıfa getirip derslerini tamamlamak değil. Dersleri, konuşma atölyelerini, uygulamalı etkinlikleri ve dijital öğrenme sistemimizi birbirini tamamlayan bir eğitim deneyimine dönüştürmeye çalışıyoruz.

Peki veliler neden English with Uğur’u tercih ediyor?

Bu yazıda English with Uğur eğitim sisteminin nasıl çalıştığını, çocukların neden yalnızca derslerle sınırlı kalmadığını ve bir İngilizce kursu seçerken velilerin nelere dikkat etmesi gerektiğini ayrıntılı şekilde anlatacağız.

İngilizce Öğrenmek Yalnızca Ders Kitabı Bitirmek Değildir

Çocuklarda yabancı dil eğitimi söz konusu olduğunda sık karşılaşılan sorunlardan biri İngilizcenin yalnızca akademik bir ders olarak görülmesidir.

Öğrenci kelimeleri ezberleyebilir, dil bilgisi alıştırmalarını çözebilir, kitaptaki üniteleri tamamlayabilir ve sınavlardan iyi sonuçlar da alabilir.

Ancak karşısına İngilizce konuşan biri çıktığında bildiklerini kullanmakta zorlanabilir.

Çünkü İngilizce hakkında bilgi sahibi olmak ile İngilizceyi kullanabilmek aynı şey değildir.

Bir dili aktif olarak kullanabilmek için öğrencinin öğrendiklerini tekrar tekrar gerçek iletişim içerisinde kullanması gerekir.

Bu nedenle English with Uğur’da çocuklar için hazırladığımız programlarda klasik İngilizce dersini sistemin yalnızca bir parçası olarak görüyoruz.

Öğrencinin öğrendiği dili kullanabileceği ortamlar oluşturmayı en az dersin kendisi kadar önemsiyoruz.

1. Haftada 1 Gün Ders, Hafta Boyunca İngilizceyle Temas

English with Uğur’da dönem programımız toplam 36 hafta sürüyor.

Öğrencilerimiz haftada bir gün, iki saat İngilizce dersine katılıyor. Böylece Eylül–Haziran eğitim döneminde planlı ve düzenli bir eğitim programı takip ediyorlar.

Fakat sistemimiz burada bitmiyor.

Hafta içerisinde en az 3 gün farklı konuşma ve etkinlik atölyeleri düzenliyoruz. Öğrencilerimiz uygun oldukları atölye çalışmalarına katılarak İngilizceyi haftanın farklı günlerinde kullanma fırsatı bulabiliyor.

Bu ayrım bizim için önemli. Çünkü bir çocuk için:

• “Haftada iki saat İngilizce dersi almak” ile

• “Haftalık dersinin yanında İngilizceyi kullanabileceği farklı ortamlara sahip olmak” aynı eğitim deneyimi değildir.

Amacımız çocuğun programını gereksiz şekilde ders saatleriyle doldurmak değil; İngilizceyle daha düzenli ve anlamlı bir ilişki kurmasını sağlamak.

2. Konuşma Odaklı Bir İngilizce Eğitim Sistemi

Velilerden sık duyduğumuz konulardan biri, çocukların İngilizce konusunda belirli bir bilgi seviyesine sahip olmalarına rağmen konuşurken çekinmeleridir.

Bu oldukça anlaşılabilir bir durum. Çünkü konuşma becerisi yalnızca kelime ve gramer öğrenerek gelişmez. Öğrencinin konuşması gerekir.

Bir soruya cevap vermesi, karşısındakini dinlemesi, ne söyleyeceğini düşünmesi, bazen yanlış kelime kullanması, kendisini düzeltmesi ve yeniden denemesi gerekir.

Bu yüzden English with Uğur’da konuşma pratiğini eğitim sistemimizin merkezinde tutuyoruz.

Öğrencilerimizin İngilizceyi yalnızca öğretmenden dinlemelerini değil, mümkün olduğunca aktif olarak kullanmalarını hedefliyoruz.

Derslerde ve atölyelerde kullanılan aktiviteler öğrencinin yaşına ve seviyesine göre değişebilse de temel yaklaşım aynı:

İngilizce, öğrenilecek bir ders olmanın yanında kullanılacak bir iletişim aracıdır.

3. En Fazla 8 Kişilik Sınıflarla Çalışıyoruz

Çocuklar için İngilizce kursu seçerken sınıf mevcudu, çoğu zaman programın kaç saat olduğundan bile daha önemli olabilir.

Çünkü konuşma odaklı bir eğitimde öğrencinin aktif katılım gösterebilmesi gerekir.

Örneğin çok kalabalık bir sınıfta öğretmenin her öğrenciyle birebir ilgilenmesi, öğrencilerin tamamına yeterli konuşma fırsatı oluşturması ve her öğrencinin gelişimini yakından takip etmesi zorlaşabilir.

English with Uğur’da bu nedenle sınıflarımızı en fazla 8 öğrenciyle sınırlandırıyoruz.

Butik sınıf yapısının bize sağladığı en önemli avantajlardan biri öğrencileri daha yakından tanıyabilmek.

• Bazı öğrenciler sınıfa girdikleri ilk günden itibaren konuşmaya başlar.

• Bazıları daha çekingen olabilir.

• Bazıları oyunlarda çok daha aktifken bazıları bireysel görevlerde kendisini daha rahat hissedebilir.

Küçük sınıflar öğretmene bu farklılıkları fark edebilmek için daha fazla alan sağlar. Aynı zamanda öğrenciye de sınıfta daha fazla söz hakkı verir.

4. Kayıttan Önce Tanışma Dersi Yapıyoruz

Bir çocuğun yalnızca yaşına bakarak doğru İngilizce grubunu belirlemek her zaman mümkün değildir.

İki öğrenci aynı yaşta olabilir ancak İngilizce geçmişleri tamamen farklı olabilir. Bir öğrenci birkaç yıldır İngilizce eğitimi alıyor olabilirken diğeri İngilizceyle yeni tanışıyor olabilir.

Hatta seviyeleri birbirine yakın iki öğrencinin sınıf içerisindeki iletişim becerileri ve öğrenme alışkanlıkları bile farklı olabilir.

Bu nedenle English with Uğur’da öğrencileri doğrudan bir sınıfa yerleştirmek yerine tanışma dersi ve seviye değerlendirmesi sürecini önemsiyoruz.

Tanışma dersinin amacı yalnızca öğrencinin kaç kelime bildiğini ölçmek değildir. Öğrenciyi görmek, mevcut İngilizce seviyesini değerlendirmek ve hangi grupla daha sağlıklı ilerleyebileceğini belirlemek istiyoruz.

Aynı zamanda tanışma dersi veliler için de önemli. Çünkü bir İngilizce kursunu yalnızca Instagram paylaşımlarından, internet sitesinden veya WhatsApp üzerinden anlatılanlardan değerlendirmek yerine eğitim ortamını deneyimleme fırsatı buluyorlar.

Biz de bu nedenle velilerimize temel olarak şunu söylüyoruz:

Önce çocuğunuz English with Uğur’u deneyimlesin, kararınızı daha sonra verin.

5. Konuşma Atölyeleriyle İngilizceyi Sınıfın Dışına Taşıyoruz

English with Uğur sisteminin önemli parçalarından biri atölye çalışmaları.

Hafta içerisinde en az üç gün gerçekleştirdiğimiz atölyelerde öğrencilerin İngilizceyi farklı durumlarda kullanabilecekleri ortamlar oluşturuyoruz.

Buradaki kritik nokta şu: Atölyeler yalnızca çocukların eğlenmesi için yapılan ekstra aktiviteler değil.

Eğlence önemli olsa da eğitimsel hedefimiz daha farklı. Öğrencinin derste öğrendiği dili bir amaç doğrultusunda kullanmasını istiyoruz.

Örneğin bir kafe çalışması yapıldığında çocuk yalnızca “food” ünitesindeki kelimeleri tekrar etmiyor:

• Sipariş vermesi gerekebilir.

• Bir arkadaşına ne istediğini sorması gerekebilir.

• Fiyat sorması, cevap vermesi veya basit bir diyalogu sürdürmesi gerekebilir.

Bu noktada İngilizce, bir ders konusu olmaktan çıkarak yaptığı işi tamamlayabilmek için kullandığı bir araca dönüşür.

Bu yüzden uygulamalı çalışmaların dil eğitiminde önemli olduğunu düşünüyoruz.

6. Çocukların İngilizce Konuşmaktan Korkmamasını İstiyoruz

Çocuklarda İngilizce öğrenirken karşılaşılan önemli engellerden biri hata yapma korkusudur.

Öğrenci aslında cevabı biliyor olabilir ancak yanlış söylemekten çekindiği için konuşmayabilir. Bu durum zaman içerisinde daha büyük bir probleme dönüşebilir: Çocuk İngilizceyi öğrenmeye devam eder ancak aktif olarak kullanmaktan kaçınır.

English with Uğur’da oluşturmak istediğimiz sınıf kültürünün önemli parçalarından biri bu nedenle denemeye alan açmak.

Yanlış bir cümle kurmak öğrenme sürecinin doğal bir parçasıdır. Bir kelimeyi yanlış telaffuz etmek de öyle. Önemli olan öğrencinin iletişim kurmayı denemesi ve zaman içerisinde kendisini geliştirmesidir.

Çocuğun İngilizce konuşurken her cümlesini zihninde kontrol etmek zorunda hissetmediği bir öğrenme ortamı oluşturmaya çalışıyoruz.

7. İngilizceyi Günlük Hayatın İçine Taşımaya Çalışıyoruz

Bir çocuk için “İngilizce öğreniyorum” düşüncesi ile “İngilizce kullanabiliyorum” düşüncesi arasında önemli bir fark vardır.

İkinci düşüncenin oluşabilmesi için öğrencinin İngilizceyi farklı bağlamlarda deneyimlemesi gerekir.

Bu nedenle atölye çalışmalarımızda ve konuşma etkinliklerimizde günlük hayattan senaryolara yer vermeye çalışıyoruz. Kafe çalışmaları, yiyecek hazırlama etkinlikleri, oyunlar, grup görevleri, konuşma aktiviteleri ve farklı temalar bu sistemin birer parçası olabiliyor.

Örneğin çocuk bir etkinlik sırasında İngilizce olarak arkadaşından bir malzeme istemek zorunda kaldığında, öğrendiği kelimeyi gerçek bir iletişim amacıyla kullanıyor.

Bizim için önemli olan da tam olarak bu: İngilizceyi yalnızca bilmek değil, gerektiğinde kullanabilmek.

8. Ders + Atölye + LMS: Birbirini Tamamlayan Eğitim Modeli

English with Uğur eğitim modelini üç temel bileşen üzerine kuruyoruz: Ders + Atölye + LMS. Bu üç bölüm birbirinden bağımsız değil.

• Ders — Öğrencinin seviyesine uygun yapılandırılmış eğitim sürecinin temelini oluşturuyor.

• Atölye — Öğrencinin öğrendiklerini kullanması, konuşması ve İngilizceyle farklı ortamlarda karşılaşması için ek fırsatlar oluşturuyor.

• LMS — Öğrenme sürecinin kurum dışında da devam etmesine yardımcı oluyor.

Böylece öğrenci için İngilizce eğitimi yalnızca belirli bir gün ve belirli bir sınıfla sınırlı kalmıyor.

Biz teknolojiyi öğretmenin veya yüz yüze eğitimin yerine koymuyoruz. Tam tersine, yüz yüze eğitimin devamlılığını destekleyen bir araç olarak kullanıyoruz.

9. Öğrencilerimize Dijital Öğrenme Desteği Sunuyoruz

Günümüzde çocukların dijital dünyayla ilişkisini tamamen ortadan kaldırmak gerçekçi değil. Bizim yaklaşımımız teknolojiyi eğitim sürecinde anlamlı biçimde kullanmak.

English with Uğur öğrencileri kendilerine sunulan dijital öğrenme sisteminden yararlanabiliyor.

Buradaki hedef çocuğun ekran başında daha fazla zaman geçirmesi değil; derslerde başlayan öğrenme sürecinin, uygun dijital çalışmalarla desteklenmesi.

Bu sayede fiziksel sınıf ile dijital öğrenme, birbirinden kopuk iki farklı deneyim olmak yerine aynı sistemin parçaları haline geliyor.

10. Velinin Eğitim Sürecinin Dışında Kalmamasını Önemsiyoruz

Çocuklar için İngilizce eğitiminde yalnızca öğrenci ve öğretmen yoktur. Özellikle küçük yaş gruplarında veli de sürecin önemli bir parçasıdır.

Bir veli doğal olarak şu soruların cevaplarını bilmek ister:

• Çocuğum nasıl ilerliyor?

• Derse katılımı nasıl?

• İngilizceyi kullanabiliyor mu?

• Hangi alanlarda daha iyi?

• Nerede desteğe ihtiyacı var?

Biz de eğitim sistemimizi oluştururken veli iletişimini bunun önemli bir parçası olarak görüyoruz.

Amacımız velinin çocuğun eğitimini yalnızca “derse gitti / dersten çıktı” seviyesinde takip etmemesi.

Çocuğun öğrenme yolculuğunun görünür olması, veli açısından da eğitim programının anlamını güçlendiriyor.

11. Her Çocuğun Öğrenme Sürecinin Farklı Olduğunu Biliyoruz

Eğitimde en kolay hatalardan biri bütün öğrencilerden aynı sürede aynı sonucu beklemektir. Oysa çocukların öğrenme hızları farklıdır.

Bir öğrenci yeni kelimeleri çok hızlı hatırlayabilir ancak konuşurken çekinebilir. Başka bir öğrenci gramer konusunda daha fazla zamana ihtiyaç duyabilir ancak iletişim kurmaktan hiç çekinmeyebilir. Bir başkası hareketli aktivitelerde daha kolay öğrenebilir.

Bu nedenle öğrencileri yalnızca sınav sonuçları veya doğru-yanlış sayıları üzerinden değerlendirmek istemiyoruz. Öğrencinin zaman içerisindeki gelişimine bakmak daha anlamlı.

Butik eğitim modelinin avantajlarından biri de burada ortaya çıkıyor: Öğretmenin öğrencisini tanıması kolaylaşıyor.

12. Yaşa Değil, Yaş ve Seviyeye Birlikte Bakıyoruz

Bolu’da çocuklar için İngilizce kursu arayan velilerin en sık sorduğu sorulardan biri: “Çocuğum hangi gruba katılacak?”

Bunun cevabı yalnızca yaş değildir.

Elbette yaş, özellikle çocuklarda grup planlamasının önemli bir parçasıdır. Ancak İngilizce seviyesi de mutlaka değerlendirilmelidir.

Bu nedenle grup planlamasında öğrencinin yaşını, mevcut İngilizce seviyesini ve sınıf içerisindeki uyumunu birlikte değerlendirmeye çalışıyoruz. Tanışma derslerinin bizim için önemli olmasının nedenlerinden biri de bu.

Doğru öğrenci + doğru seviye + doğru grup, eğitim sürecinin başlangıcında yapılabilecek en önemli eşleşmelerden biridir.

13. Amacımız Çocuğun İngilizceyle Uzun Süreli Bir İlişki Kurması

Çocuklarda yabancı dil eğitimi kısa süreli bir proje değildir. Birkaç hafta içerisinde “İngilizceyi bitirmek” mümkün olmadığı gibi zaten böyle bir hedef de doğru değildir.

Dil zaman içerisinde gelişir. Çocuk yeni kelimeler öğrenir, unutur, tekrar karşılaşır, kullanır, hata yapar ve yeniden öğrenir.

Bu yüzden eğitim sisteminin sürdürülebilir olması gerekir. Çocuğun her derse zorla getirildiği bir program uzun vadede sağlıklı sonuç üretmeyebilir.

Biz çocukların İngilizceyle mümkün olduğunca olumlu bir ilişki geliştirmelerini istiyoruz.

Öğrenmenin ciddi olması, öğrenme ortamının sıkıcı olması gerektiği anlamına gelmez.

14. Neden Butik İngilizce Eğitimi?

English with Uğur’un temel özelliklerinden biri butik yapısı.

Butik eğitim bizim için yalnızca sınıfların küçük olması anlamına gelmiyor. Öğrenciyi tanımak, veliyi tanımak, grupları yakından takip etmek ve gerektiğinde sürece müdahale edebilmek anlamına geliyor.

Öğrencinin yalnızca sistem içerisindeki bir kayıt numarasına dönüşmesini istemiyoruz.

Özellikle çocuklarla çalışırken ilişkinin ve güven ortamının eğitimin önemli bir parçası olduğuna inanıyoruz. Bu nedenle büyürken de bu yapıyı mümkün olduğunca korumaya çalışıyoruz.

15. Bolu’da İngilizce Kursu Seçerken Nelere Dikkat Etmelisiniz?

Bolu’da çocuğunuz için İngilizce kursu araştırıyorsanız yalnızca fiyat karşılaştırması yapmanızı önermiyoruz. Elbette programın bütçenize uygun olması önemli. Ancak karar verirken şu soruları da sormak faydalı olabilir:

• Sınıflar kaç kişilik?

• Çocuğum ders içerisinde gerçekten konuşabilecek mi?

• Program yalnızca derslerden mi oluşuyor?

• Ders dışında İngilizce pratiği yapabileceği ortamlar var mı?

• Öğrencinin seviyesi nasıl belirleniyor?

• Her çocuk yalnızca yaşına göre mi gruplandırılıyor?

• Öğretmen öğrenciyi bireysel olarak takip edebiliyor mu?

• Dijital eğitim desteği bulunuyor mu?

• Veli öğrencinin gelişimini takip edebiliyor mu?

• Çocuk öğrendiği İngilizceyi gerçek durumlarda kullanabiliyor mu?

• Kayıt öncesinde eğitim ortamını deneyimleme imkânı var mı?

Çünkü İngilizce eğitiminde önemli olan yalnızca kaç saat satın aldığınız değil, çocuğun o saatlerde ve o saatlerin dışında ne yaptığıdır.

English with Uğur Eğitim Sistemi Kısaca Nasıl Çalışıyor?

English with Uğur’daki çocuk İngilizce programını tek bir cümlede anlatmamız gerekirse:

Öğrencinin İngilizceyi öğrenmesini, daha sık kullanmasını ve gelişiminin takip edilebilmesini sağlayan bütüncül bir eğitim ortamı oluşturmaya çalışıyoruz.

Bu sistem içerisinde öğrencilerimiz:

• 36 haftalık eğitim programına katılıyor,

• haftada 1 gün 2 saat İngilizce dersi alıyor,

• hafta içerisinde en az 3 gün düzenlenen konuşma ve etkinlik atölyelerinden yararlanabiliyor,

• en fazla 8 kişilik sınıflarda eğitim görüyor,

• dijital öğrenme sistemiyle ders dışında destekleniyor,

• ve kayıt öncesinde tanışma dersi ve seviye değerlendirmesiyle uygun programa yönlendiriliyor.

Bütün bu parçalar aynı amaca hizmet ediyor: Çocuğun İngilizceyi yalnızca öğrenmesi değil, kullanabilmesi.

Peki Veliler Neden English with Uğur’u Tercih Ediyor?

Bu sorunun tek bir cevabı olduğunu düşünmüyoruz.

• Bazı velilerimiz küçük sınıfları önemsiyor.

• Bazıları konuşma odaklı eğitimi.

• Bazıları çocuğunun hafta içerisindeki atölyelere katılabilmesini.

• Bazıları dijital öğrenme desteğini.

• Bazıları ise çocuğunun burada kendisini rahat hissetmesini.

Fakat bütün bunların ortak noktası aynı: English with Uğur’da tek bir İngilizce dersinden ziyade bir eğitim sistemi oluşturmaya çalışıyoruz.

Ders, konuşma pratiği, atölye, dijital öğrenme ve takip birbirini tamamlıyor.

Bizce çocuklar için kaliteli İngilizce eğitiminin temelinde de bu bütünlük bulunuyor.

Çocuğunuz English with Uğur’u Önce Deneyimlesin

Bir eğitim kurumunu seçmenin önemli bir karar olduğunun farkındayız.

Bu nedenle yalnızca programımızı anlatıp hemen kayıt kararı vermenizi beklemek yerine öğrencilerimizi tanışma dersine davet ediyoruz.

Tanışma dersinde öğrencimizin mevcut İngilizce seviyesini gözlemliyor, onu tanıyor ve uygun grup planlamasını yapıyoruz. Aynı zamanda çocuğunuz English with Uğur’daki eğitim ortamını deneyimliyor. Siz de kararınızı bundan sonra verebiliyorsunuz.

Çünkü bizim için doğru başlangıç, yalnızca bir kayıt almak değil; öğrenciyi doğru programa yerleştirmek.

Bolu’da çocuğunuz için İngilizce kursu araştırıyorsanız English with Uğur’un eğitim modelini inceleyebilir, online seviye tespitini tamamlayabilir veya tanışma derslerimiz hakkında bilgi alabilirsiniz.

English with Uğur — İngilizceyi öğrenmekten, kullanmaya.

WhatsApp Tanışma Dersi